Cinsellikte normallik ve anormallik
CETAD toplantısında cinsellikte normal ve anormal kavramlarına dikkat çekildi. Prof. Dr. Mehmet Sungur, "Sevişirken partnerinin ince topuklu ayakkabı giymesini istemek klinisyenler için anormal olabilir ama iki taraf da memnun ise normaldir"dedi.
Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD)'ın "Yaşam Boyu Cinsel Sağlık, Sizin de Hakkınız" projesi kapsamında altıncı dosyasını erkek cinselliği üzerine hazırladı. Erkeklerde en sık görülen fonksiyon bozukluğunun erken boşalma, en sık hekime başvuru nedeninin ise ereksiyon problemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Sungur cinsellikte çok konuşulan normal ve anormal kavramlarının değişkenlik gösterdiğini söyleyerek sınırları, cinselliği paylaşan bireylerin çizdiğine ve normal ve anormal kavramlarının sürekli değiştiğine vurgu yaptı.
Cinsel normların değişkenliğini çan eğrisine benzeten Kognitif ve Davranış Terapileri Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sungur, nelerin çanın ortasına, nelerin uçlara düştüğünü, cinselliği yaşayan bireylerin belirlediğinin altını çiziyor.
Prof. Sungur, bir cinsel aktivitenin ne zaman normal, ne zaman anormal olduğu sorusuna ise örneklerle cevap veriyor. "Mesela erkek kadına, ?Sevişirken çıplak olmanı ve uzun ince topuklu ayakkabı giymeni istiyorum'diyor ve kadın bunun mahsuru olmadığını düşünüyor. Klinisyen gözüyle baktığımızda, ?Acaba bu adam fetişist mi?'gibi sorular aklımıza gelebilir ama burada bizim ne tanı koyduğumuzun hiçbir değeri yok. Çünkü eşler buna olur veriyorsa hiçbir sorun yok demektir. Kadın ince topuklu sivri ayakkabıyı giyiyor ve cinsellik yaşanıyor."
ERKEĞİ KADIN DEĞİL AYAKKABI UYARIYORSA ANORMALDİR
Prof. Sungur, böyle bir durumun anormal boyuta geçmesini ise şöyle açıklıyor."Yüksek topuklu, sivri burunlu ayakkabıyla yaşanan cinsellik uzun süre devam ediyor, yani erkek memnun, kadın memnun. Böyle baktığımız zaman son derece normal, hiçbir anormallik yok. Çünkü bu her iki partnerin onayladığı ve kimseye zarar vermeyen bir davranış. Ancak aradan aylar geçiyor ve aylar sonra kadın ayakkabıyı giymeden cinsellik yaşamak istiyor ama bu sefer erkekte ereksiyon olmuyor. O zaman kadın, erkeği uyaran şeyin kendisi değil, ayakkabı olduğunu anlıyor ya da öyle düşünüyor ki işte o zaman normal olan davranış, anormal olmaya başlıyor. Kadın, ayakkabısının kendisinden daha çekici olduğunu anladıktan sonra, bu partnerle cinsellik yaşamak istemiyor.
İKİ TARAF DA MEMNUNSA NORMALDİR
"Burada bir zamanlar normal olan bir durumun, bir süre sonra nasıl anormal olduğunu görüyoruz" diyen Sungur, "bizim açımızdan bakarsanız ayakkabı ile uyarılan birisi ilk bakışta fetişist gibi gözüküyor ama siz adını ne koyarsanız koyun, her iki partner de memnun ise onların cinselliği belirli bir noktaya gelinceye kadar normal devam eder" şeklinde konuşuyor.
HAYAL VE FANTEZİLER PAYLAŞILMALI MI?
Cinsellikte hayal ve fantezilerin paylaşımı ile ilgili olarak "İnsanların fantezileri vardır ve bunlar cinsellik anında kullanılabilir. Ama çiftler bazen birbirlerinin fantezilerine bile sahip çıkıyor ve onların anormal olduğunu düşünebiliyor" diyen Prof. Sungur'a göre bu durum, çiftler arasında dengenin bozulmasına neden oluyor ve hayal etmeyi de suç gibi algılatıyor. "Eğer kişi hayalini paylaşıyorsa partnerinden bir tepki beklemediği, doğal karşılayacağını bildiği ya da hesapladığı için paylaşıyordur. Mesela ilişki esnasında bir başka kadının ya da erkeğin adının geçmesinin sorun olup olmaması yine bireylere kalmış bir durumdur."
EN ÇOK DANIŞILAN KONU GRUP İLİŞKİLERİ
Cinsel normların zaman içinde değiştiğine vurgu yapan Prof. Sungur, "En çok başvuru nedeni olan konular neler" sorusuna ise şu cevabı veriyor. "Bize en çok danışılan konulardan biri iki çiftin bir arada olduğu cinsel ilişki, yani iki çiftli grup. Kişi eşine, ?Seninle hep aynı cinselliği yaşamaktan bıktım ve cinsel hayatıma bir renk katmak istiyorum, bu rengi katabilmek için de bir önerim var, aksi taktirde seninle olmayacak ve evliliğimiz riske girecek. Ve ben biliyorum ki x çifti de birlikte seks yapmayı gayet normal buluyor, bunlarla seks yapmaya ne dersin? diyor.
NORMAL OLAN BİR SÜRE SONRA ANORMALE DÖNÜYOR
"Son derece şaşırtıcı ve rahatsız edici bir teklif olmasına rağmen eşini kaybetmek istemeyen bir kadın, ?Kocam bunu teklif edebiliyorsa, başka insanlar da bunu yapıyorsa ve kocamı da kaybetmek istemiyorsam o zaman belki de bu olabilecek bir şeydir ve belki de çok anormal değildir'diyebiliyor. Ancak başlangıçta normal gelen bu durum eşlerden biri ya da her ikisi, ya da her iki çift için de kendi değerlerine çok ters düştüğü için zamanla suçluluk, pişmanlık, öfke ve kızgınlık yaratabiliyor."
İKİ TARAF DA ÖDÜL ALIYORSA SORUN ÇIKMIYOR
Ahlaki değerlerin eşler için standart olduğunu kabul ederek, normal gibi gözüken ve gerçeğe dökülen fantezilerin de bir süre sonra anormale dönüşebildiğini bu şekilde örnekleyen Prof. Sungur, "Normal ve anormal arasındaki geçişler sürekli mevcut. Bu durum, her iki eşin yapılan aktiviteden ne kadar ödül aldığı, her iki tarafın da ne kadar tatmin olduğu ile ilgilidir. Ancak sadece bir tarafın tatmin olduğu durumlarda, normal bir davranış bir süre sonra ödül almayan eş tarafından anormale dönüşebiliyor. Yani bunun normal olup olmadığını bizler söylemiyoruz, eşlerden biri ya da her ikisi bunların normal olduğuna inanıyor ya da inanmak istiyor."
Kaynak: ntvmsnbc.com
Cinsellik sabır işi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cinsellik sabır işi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Cinsel İşlev Merkezi Direktörü Doç. Dr. Uğur Yılmaz, cinsel sorunlardan biri olan erken boşalmanın altında sabırsızlığın yattığını söylüyor:
“Biz sabırsız bir toplumuz. Her şeyi bir an önce isteyen anında orgazm olur. Oysa cinselliği öğrenmek de cinsel eylem de sabır işidir.”
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Cinsel İşlev Merkezi Direktörü Doç. Dr. Uğur Yılmaz, eğitimsizlik ve sabırsızlığın cinsel sorunlarda önemli rolü olduğunu belirterek şunları söylüyor:
“İnşaat mühendisi bir inşaatı yapmaya karar verince önce teorisi üzerinde çalışır, sonra saha çalışmasını yapar. Araştırır, bilgilerini geliştirir ve sonra uygulamaya geçer. Eğer bütün bu ön çalışmaları yapmadan inşaat yapmaya girişirse yapılan bina depremde yıkılan ilk binalardan olur. Cinsellik de böyle. Önce teorisini öğrenmek sonra uygulamaya geçmek lazım. Bu konuda kaynaklar var. En azından ereksiyon nedir, orgazm nedir bu bilgilerin bilinmesi önem taşıyor. Çünkü cinsellik sadece genital bir olay değildir, bilişsel bir konudur. Beyinde algı sistemi olmazsa orgazm da olamaz. Eğitim olmadığı için de erken boşalma gibi cinsel işlev bozukluklarına sık rastlanıyor”
Erkekte Tek Bir Tuş Yok…
Bilgi eksikliği nedeniyle erkeğe de fazla yük bindiğini vurgulayan Doç. Dr. Uğur Yılmaz, “Sanılıyor ki erkekte cinselliği başlatan tek bir tuş, kadında ise klavye gibi çok tuş var. Oysa erkek de kadın da beyniyle sevişir. Dominant bir toplum olduğumuz için erkek kadına cinselliği öğretir sanılıyor. Oysa esas öğretici kadındır ama kadın baskılandığı için kendini gerçekleştiremiyor, doğal davranamıyor.”
Kadının cinsel sorununun farkında olmadığını ya da ayıp saydığı için arka plana ittiğini söyleyen Doç. Dr. Uğur Yılmaz, bu konudaki gözlemlerini şöyle anlatıyor:
“Mesela kadınlar ‘idrar yollarında ağrım var diye geliyor. Bu konuda tetkikler yapılıyor ve bir olumsuzlukla karşılaşılmıyor. Cinsellik sırasında ağrı olup olmadığını sorduğumuzda utana sıkıla “var” diyor. Araştırdığımızda cinsel bir sorunu olduğu ortaya çıkıyor. Kadınlar cinsel sorunlarının farkında değil. Kadınların bir yanılsaması da menopozla ilgili... Menopoz dönemi sonrası gelen hastamız, laf arasında artık cinsel hayatının olmayacağını söylüyor oysa ileri yaşta da cinsellik mümkündür. Kadınların şunu bilmeleri gerekiyor; Menopoz cinselliğin sonu değildir, çıkabilecek sorunlar da çözülebilir sorunlardır.”
En Cinsel Organ Beyin
Cinsel sorunları çözmek için üzerinde çalışılacak, tedavi edilecek en önemli organın genital organlar değil “beyin” olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Uğur Yılmaz “İnsan vücudunda en cinsel organ beyindir. Orgazm beyinde olur. Bilişsel sistem gelişmemişse erken boşalma meydana gelir. Bu konuda bilinçteki öğrenilmiş bariyerlerin aşılması lazım” diyor.
Doğru Merkez, Doğru Tedavi
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Cinsel İşlev Merkezi’nin Türkiye’de multidisipliner sistemle çalışan birkaç merkezden biri olduğunu belirten merkezin Direktörü Doç. Dr. Uğur Yılmaz, merkezle ilgili şunları anlattı:
“Cinsel işlev bozukluklarının tanı ve tedavisi için farklı çözümler üreten merkezimizde kadın doğum, psikiyatri ve üroloji bölümleri multidisipliner olarak çalışmaktadır. Özellikle sinir sistemi değerlendirmesinde çok farklı değerlendirme yöntemleri ile tanısı zor olan patolojileri tespit edebilmekteyiz. Merkezimizde uygulanan başlıca tedavi yöntemleri bilişsel davranışçı psikoterapiler, ilaç tedavileri ve gereken durumlarda cerrahi girişimler olarak sıralanabilir.”
“Biz sabırsız bir toplumuz. Her şeyi bir an önce isteyen anında orgazm olur. Oysa cinselliği öğrenmek de cinsel eylem de sabır işidir.”
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Cinsel İşlev Merkezi Direktörü Doç. Dr. Uğur Yılmaz, eğitimsizlik ve sabırsızlığın cinsel sorunlarda önemli rolü olduğunu belirterek şunları söylüyor:
“İnşaat mühendisi bir inşaatı yapmaya karar verince önce teorisi üzerinde çalışır, sonra saha çalışmasını yapar. Araştırır, bilgilerini geliştirir ve sonra uygulamaya geçer. Eğer bütün bu ön çalışmaları yapmadan inşaat yapmaya girişirse yapılan bina depremde yıkılan ilk binalardan olur. Cinsellik de böyle. Önce teorisini öğrenmek sonra uygulamaya geçmek lazım. Bu konuda kaynaklar var. En azından ereksiyon nedir, orgazm nedir bu bilgilerin bilinmesi önem taşıyor. Çünkü cinsellik sadece genital bir olay değildir, bilişsel bir konudur. Beyinde algı sistemi olmazsa orgazm da olamaz. Eğitim olmadığı için de erken boşalma gibi cinsel işlev bozukluklarına sık rastlanıyor”
Erkekte Tek Bir Tuş Yok…
Bilgi eksikliği nedeniyle erkeğe de fazla yük bindiğini vurgulayan Doç. Dr. Uğur Yılmaz, “Sanılıyor ki erkekte cinselliği başlatan tek bir tuş, kadında ise klavye gibi çok tuş var. Oysa erkek de kadın da beyniyle sevişir. Dominant bir toplum olduğumuz için erkek kadına cinselliği öğretir sanılıyor. Oysa esas öğretici kadındır ama kadın baskılandığı için kendini gerçekleştiremiyor, doğal davranamıyor.”
Kadının cinsel sorununun farkında olmadığını ya da ayıp saydığı için arka plana ittiğini söyleyen Doç. Dr. Uğur Yılmaz, bu konudaki gözlemlerini şöyle anlatıyor:
“Mesela kadınlar ‘idrar yollarında ağrım var diye geliyor. Bu konuda tetkikler yapılıyor ve bir olumsuzlukla karşılaşılmıyor. Cinsellik sırasında ağrı olup olmadığını sorduğumuzda utana sıkıla “var” diyor. Araştırdığımızda cinsel bir sorunu olduğu ortaya çıkıyor. Kadınlar cinsel sorunlarının farkında değil. Kadınların bir yanılsaması da menopozla ilgili... Menopoz dönemi sonrası gelen hastamız, laf arasında artık cinsel hayatının olmayacağını söylüyor oysa ileri yaşta da cinsellik mümkündür. Kadınların şunu bilmeleri gerekiyor; Menopoz cinselliğin sonu değildir, çıkabilecek sorunlar da çözülebilir sorunlardır.”
En Cinsel Organ Beyin
Cinsel sorunları çözmek için üzerinde çalışılacak, tedavi edilecek en önemli organın genital organlar değil “beyin” olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Uğur Yılmaz “İnsan vücudunda en cinsel organ beyindir. Orgazm beyinde olur. Bilişsel sistem gelişmemişse erken boşalma meydana gelir. Bu konuda bilinçteki öğrenilmiş bariyerlerin aşılması lazım” diyor.
Doğru Merkez, Doğru Tedavi
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Cinsel İşlev Merkezi’nin Türkiye’de multidisipliner sistemle çalışan birkaç merkezden biri olduğunu belirten merkezin Direktörü Doç. Dr. Uğur Yılmaz, merkezle ilgili şunları anlattı:
“Cinsel işlev bozukluklarının tanı ve tedavisi için farklı çözümler üreten merkezimizde kadın doğum, psikiyatri ve üroloji bölümleri multidisipliner olarak çalışmaktadır. Özellikle sinir sistemi değerlendirmesinde çok farklı değerlendirme yöntemleri ile tanısı zor olan patolojileri tespit edebilmekteyiz. Merkezimizde uygulanan başlıca tedavi yöntemleri bilişsel davranışçı psikoterapiler, ilaç tedavileri ve gereken durumlarda cerrahi girişimler olarak sıralanabilir.”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)