Rahim ağzı kanserinden aşı ile korunabilirsiniz!
Her yıl 240 bin kadının ölmesine neden olan rahim ağzı kanserinden artık aşı ile korunmak mümkün. Rahim ağzı kanserini önleyen aşı 2006 Haziran ayında ABD Gıda ve İlaç Dairesi tarafından onaylandı. Bu aşı kanser açısından bilinen bir riske yönelik olarak dünyada geliştirilen ilk aşı olma özelliğini de taşıyor.
Aşı nelere karşı koruma sağlıyor? Aşının hangi yaşlarda yapılması gerekiyor? Kimler risk altında? Kızınıza aşı yaptırmalı mısınız? Kendiniz de aşılanabilir misiniz? Rahim ağzı kanseri aşısı konusunda bilmeniz gerekenler neler?
Rahim ağzı kanserinin nedenleri nelerdir?
Rahim ağzında human papillomavirus (HPV) adlı virüs enfeksiyonu rahim ağzı kanserine yol açabiliyor. HPV'nin ise çeşitli tipleri var. Bazı HPV tipleri iyi huylu siğiller ve diğer lezyonlara yol açarken, 40 kadar HPV tipi de genital bölgede enfeksiyonlara neden oluyor. Cinsel olarak aktif kadınların yüzde 50'den fazlasında HPV'nin bir ya da daha çok tipine ait enfeksiyon izlerine rastlanıyor. Bu vakaların çoğunda HPV enfeksiyonu herhangi bir belirti vermiyor.
Ancak bazı kadınlarda HPV enfeksiyonu rahim ağzında kanser öncesi lezyonların ve kanser lezyonlarının oluşmasına neden oluyor. Genital bölgede HPV enfeksiyonu kadın ve erkeklerde daha az görülen anüs, vajina, penis ve vulva kanserlerine de neden olabiliyor. Ayrıca HPV kadınlarda ve erkeklerde genital siğillerin oluşmasına yol açıyor.
En yaygın HPV türleri hangileri?
Genital bölgeyi etkileyen HPV türleri içerisinden en fazla tip 6, 11, 16 ve 18 görülüyor. Bunlar arasından HPV tip 6 ve 11 genital siğiller gibi iyi huylu lezyonlarla ve rahim ağzında hafif kanser öncesi değişimlerle ilişkilendiriliyor. Kanser vakalarının ve rahim ağzında ciddi kanser öncesi değişimlerin çoğunda ise HPV tip 16 ve 18 görülüyor. Aşı bu en fazla görülen 4 HPV tipine karşı etkili.
Nasıl bulaşıyor?
Cinsel olarak aktif kadınların yüzde 50'den fazlasında HPV'nin bir ya da daha çok tipine ait enfeksiyon izlerine rastlanıyor ancak bu enfeksiyonların çoğu klinik belirti vermiyor. Bulaşma şekli, çoğu zaman cinsel ya da çok yakın tensel temas olabiliyor. Kolaylaştırıcı faktörler olarak bölgenin nemliliği ve dokuda harabiyet sayılabilir. Ayrıca, gebelik, AIDS, kortizon tedavisi gibi kişinin bağışıklık sisteminin çok iyi çalışmadığı durumlarda hastalık hızla ve çok yaygın olarak seyredebiliyor.
Aşı ne derecede koruyucu oluyor?
Aşı insanlarda en yaygın olarak görülen ve yukarıda bahsedilen 4 HPV türüne karşı %100 oranında koruma sağlıyor. Ancak aşının %100 koruma sağlaması için kişiye daha önce HPV bulaşmamış olması gerekiyor. Daha önce virüse maruz kalmış kadınlarda aşının koruyuculuğu azalıyor.
Aşı yaptıranların kanser tarama testlerini yaptırmaları gerekiyor mu?
Aşının kapsadığı virüs türlerinden HPV tip 16 ve 18 tüm rahim ağzı kanserlerinin %70'inden sorumlu. HPV tip 6 ve 11 ise genital siğillerin %90'ından ise sorumlu. Aşı ise tüm HPV türlerine karşı değil, sadece en yaygın olarak görülen dört HPV tipine karşı koruma sağlıyor. Bu nedenle aşı olmuş olsa bile tüm kadınların düzenli rahim ağzı kanser taramalarını ihmal etmemeleri gerekiyor.
Bunun yanında ergenlere cinsel hastalıklardan korunma konusunda mutlaka eğitim verilmesi, korunma yollarının ve korunmanın öneminin anlatılması gerekiyor.
Kimler aşı yaptırmalı?
ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA aşıyı 9-26 yaş arasındaki kadınlarda kullanım için onayladı. HPV tiplerinden hiçbirinin bulaşmamış olduğu kişilerde aşının tam faydası görüldüğünden ideal olarak aşının cinsel olarak aktif yaşamın başlangıcından önce yapılması gerekiyor.
ABD Aşı Uygulamaları Danışma Komitesi ise "Çocuk Aşıları" programına eklenmesi önerisinde bulundu. Aşının 11-12 yaşlarındaki kız çocuklarıyla daha önce aşılanmamış 13-26 yaş arasındaki kadınlara yapılmasını önerdi. Ayrıca hekimin uygun görmesi halinde aşının 9-10 yaşındaki kız çocuklarına da uygulanabileceğini açıkladı. Aşı Uygulamaları Danışma Komitesi, aşılanma öncesinde HPV taramasına gerek olmadığını bildirdi.
Aşı sadece cinsel aktivitenin başlamadığı kişilere mi yapılabilir?
Cinsel olarak aktif kadınlarda da, henüz HPV bulaşmamış olanlar veya aşının kapsadığı dört HPV türünün hepsi bulaşmamış olanların da aşıdan fayda sağlamaları mümkün.
Aşının yaşlı kadınlarda herhangi bir fayda sağlayıp sağlamadığı araştırılmaya devam ediliyor. Hamilelikte kullanımının güvenilirliği ise henüz ortaya koyulmadı.
Öte yandan erkekler de hem bu virüsü yaydıkları için hem de HPV onlarda da genital siğiller ve nadiren de anal veya penis kanserine neden olduğundan aşının erkeklerde kullanımı konusunda da araştırmalar devam ediyor.
Şimdilik uzun vadeli araştırma sonuçları mevcut olmadığından aşının ömür boyu süren bir koruma sağlayıp sağlamadığı da henüz bilinmiyor.
Aşı kaç doz halinde uygulanıyor?
Aşı altı aylık bir dönem içerisinde, ikişer ay ara ile üç doz olarak uygulanıyor.
Aşı Türkiye'de mevcut mu?
Aşı üreticisi iki firma ruhsat için Sağlık Bakanlığı'na başvurmuş bulunuyor ve ruhsatların bu yıl içerisinde çıkması bekleniyor.
kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dijital Mamografi kanseri görüntülemede daha başarılı
Dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü meme kanseri olarak karşımıza çıkıyor. En çok 40 yaşın üstündeki kadınlarda görülüyor. Ancak teknolojinin gelişmesi ve erken tanı yöntemlerinin devreye girmesiyle 40 yaşından önce tanı konan hastaların sayısı giderek artıyor. Erken teşhiste çok önemli bir tetkik olan Dijital Mamografi'yi Sema Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Yeşim Üçkurt anlattı.
Hiç doğum yapmayan, hiç çocuk emzirmeyen, erken yaşta adet görüp geç menopoza giren, anne, kız kardeş, teyze ve anneannesinde meme kanseri bulunan bayanlar normalden daha fazla meme kanseri riski altında. Meme kanserinde erken tanı konan hastalar, daha sınırlı cerrahi tedaviler görmekte (örneğin memenin sadece tümörlü kısmı alınmakta) ve daha uzun yaşama şansına sahip olabiliyor.
Meme kanserinin teşhisinde en önemli tetkik ise Mamografi olarak nitelendiriliyor. Memede ele kitle gelmesi, meme başında çekilme, meme başından kanlı akıntı gelmesi, meme cildinde kalınlaşma ve koltuk altında beze fark edilmesi meme kanseri için uyarıcı belirtiler olarak karşımıza çıkıyor. Bu belirtilerin varlığında mamografide kitlenin iyi ya da kötü huylu olup olmadığı ayırt edilebiliyor. Ayrıca ele gelmeyen çok küçük kitleler ve kanser için uyarıcı bulgu olan çok küçük kireçlenmeler de saptanabiliyor ve çok erken evrede kanser teşhisi konabiliyor. Bu nedenle hiç yakınması olmasa da 40 yaşın üzerindeki bayanlarda yılda bir kez mamografi tavsiye ediliyor. Çünkü mamografi tetkikleri meme kanserinin erken ve tedavi edilebilir safhada tanınmasını sağlayan tek yöntem.
Dijital Mamografi'nin Klasik Mamografi'den farkı nedir?
· Dijital mamografi cihazı kullanılan hastaların aldığı radyasyon dozu yaklaşık %50 oranında azalıyor.
· Dijital mamografide görüntü kontrastı Klasik mamografiye oranla çok fazladır.
· Klasik mamografideki yetersiz veya yüksek radyasyon dozuna bağlı tekrar çekimler ortadan kalkıyor.
· Uzun hasta bekleme süresi azalıyor. Çekim süreleri klasik mamografiye oranla kısalıyor.
· Klasik mamografideki tekrar çekim oranı belirgin derecede azalıyor.
· Hasta filmleri dijital ortamda arşivlenmekte ve dijital olarak (CD, vs) taşınabiliyor.
· Arşivlenen filmler yıllar sonra bile tekrar basılabilabiliyor.
· Dijital ortamda zoom yapılabildiği için ek spot çekimlere gerek kalmıyor.
· Her memeye özgü sıkıştırma hızı ve gücü ayarlanabiliyor.
Dijital mamografinin meme kanserini belirlemede daha başarılı olduğunu söylüyor Dr. Yeşim Üçkurt ve bayanlara
· 20 yaşından itibaren kendi kendini muayeneyi
· 20-39 yaş arasında 3 yılda bir klinisyene muayene olmalarını,
· 40 yaşından itibaren ise her yıl bir klinisyene muayene olmalarını ve mamografi çektirmelerini tavsiye ediyor.
Dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü meme kanseri olarak karşımıza çıkıyor. En çok 40 yaşın üstündeki kadınlarda görülüyor. Ancak teknolojinin gelişmesi ve erken tanı yöntemlerinin devreye girmesiyle 40 yaşından önce tanı konan hastaların sayısı giderek artıyor. Erken teşhiste çok önemli bir tetkik olan Dijital Mamografi'yi Sema Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Yeşim Üçkurt anlattı.
Hiç doğum yapmayan, hiç çocuk emzirmeyen, erken yaşta adet görüp geç menopoza giren, anne, kız kardeş, teyze ve anneannesinde meme kanseri bulunan bayanlar normalden daha fazla meme kanseri riski altında. Meme kanserinde erken tanı konan hastalar, daha sınırlı cerrahi tedaviler görmekte (örneğin memenin sadece tümörlü kısmı alınmakta) ve daha uzun yaşama şansına sahip olabiliyor.
Meme kanserinin teşhisinde en önemli tetkik ise Mamografi olarak nitelendiriliyor. Memede ele kitle gelmesi, meme başında çekilme, meme başından kanlı akıntı gelmesi, meme cildinde kalınlaşma ve koltuk altında beze fark edilmesi meme kanseri için uyarıcı belirtiler olarak karşımıza çıkıyor. Bu belirtilerin varlığında mamografide kitlenin iyi ya da kötü huylu olup olmadığı ayırt edilebiliyor. Ayrıca ele gelmeyen çok küçük kitleler ve kanser için uyarıcı bulgu olan çok küçük kireçlenmeler de saptanabiliyor ve çok erken evrede kanser teşhisi konabiliyor. Bu nedenle hiç yakınması olmasa da 40 yaşın üzerindeki bayanlarda yılda bir kez mamografi tavsiye ediliyor. Çünkü mamografi tetkikleri meme kanserinin erken ve tedavi edilebilir safhada tanınmasını sağlayan tek yöntem.
Dijital Mamografi'nin Klasik Mamografi'den farkı nedir?
· Dijital mamografi cihazı kullanılan hastaların aldığı radyasyon dozu yaklaşık %50 oranında azalıyor.
· Dijital mamografide görüntü kontrastı Klasik mamografiye oranla çok fazladır.
· Klasik mamografideki yetersiz veya yüksek radyasyon dozuna bağlı tekrar çekimler ortadan kalkıyor.
· Uzun hasta bekleme süresi azalıyor. Çekim süreleri klasik mamografiye oranla kısalıyor.
· Klasik mamografideki tekrar çekim oranı belirgin derecede azalıyor.
· Hasta filmleri dijital ortamda arşivlenmekte ve dijital olarak (CD, vs) taşınabiliyor.
· Arşivlenen filmler yıllar sonra bile tekrar basılabilabiliyor.
· Dijital ortamda zoom yapılabildiği için ek spot çekimlere gerek kalmıyor.
· Her memeye özgü sıkıştırma hızı ve gücü ayarlanabiliyor.
Dijital mamografinin meme kanserini belirlemede daha başarılı olduğunu söylüyor Dr. Yeşim Üçkurt ve bayanlara
· 20 yaşından itibaren kendi kendini muayeneyi
· 20-39 yaş arasında 3 yılda bir klinisyene muayene olmalarını,
· 40 yaşından itibaren ise her yıl bir klinisyene muayene olmalarını ve mamografi çektirmelerini tavsiye ediyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)